12 Mart 2010 Cuma

Sağdan say

Onu ilk gördüğümde ikimizde 10 yaşındaydık. Komşunun torunuydu.
İlk tanıştığımızda ikimizde 12 yaşındaydık. Aynı sınıftaydık artık.
İlk tuttuğumda elini ikimizde 14 yaşındaydık. Çocuktuk daha. ''Çıktığımdı.''
İlk öptüğümde o güzel dudaklarını 15 yaşındaydık. Yağmur yağıyordu. Kız arkadaşımdı.
İlk uyuduğumuzda beraber 16 yaşındaydık.Hem çok yaramaz hem çok usluyduk. Sevgilimdi.
İlk karıştığında terlerimiz birbirine ve ilk tam olduğumuzda 17 yaşındaydık. Yaz akşamıydı. ''BİZ''dik.
Bana baktığında gördüğüm şey katıksız hayattı.


18 olmuştuk. Okul bitmişti. Biz hala kocaman bir bizdik.
Üniversite sınav sonuçları açıklandı sonra. Ben İstanbul'u o ise Ankara'yı kazanmıştı.
Ne yapacağımızı bilemedik önce. Daha önce hiç ayrı kalmamıştık. Ayrı kaldığımız en uzun süre 3 gün olmuştu.
Sonra o yaşların verdiği heyecan, ümit ve cahillikle bize bişey olmaz sandık. Biz ''biz'' olduktan sonra mesafenin ne önemi vardı ki?
O gelirdi, ben giderdim. Bayram seyran olduğunda zaten ailelerimizin yanına gidince görüşecektik. Telefon vardı. İnternet vardı.
''Mektup bile yazarız birbirimize'' demişti.
Bana baktığında gördüğüm şey katıksız vedaydı.


20 yaşımdaydım. Artık biz yoktu. Ben vardım sadece. Ve farkettim ki tek kişilik hayat daha basitti.
Artık düşünmem gereken sadece ben vardım. Başladım sonra tek kişilik hayatıma.
Biraz da hızlı başladım sanırım. İstanbul'da, yalnız yaşayan, bekar ve parası olan bir üniversite öğrencisiydim.
Avantajlarımı sonuna kadar kullandım.
Bana baktığı(m)da gördüğüm şey katıksız açlıktı.


26 olmuştum. 6 senedir hiç görmediğim ''O''nu gördüm. Sevgilisi ile beraber elele yürüyordu.
Hep yapmak istediği şeyi yapmış ve tiyatrocu olmuştu. Sevgilisi de tiyatrocuydu.
Mecidiyeköy'de karşılaştık. Kibarca selamlaştık. Kibarca konuştuk hal hatır sorduk. Kibarca vedalaştık.
Kibar davranmanın bu kadar kaba geldiği bir an hiç olmamıştı.
Bana baktığında gördüğüm şey katıksız GEÇMİŞ'ti.


28'inci yaşgünümden bi gün önce İstanbul'da olduğunu söyledi. Görüşelim mi dedi.
O akşam görüştük. Üzgündü, yenilmişti. Aldatılmış ve terk edilmişti.
Bana sığınmaya gelmişti. Sadece yanında durmamı onunla konuşmamı istiyordu.
Uzun uzun konuştuk ve en az o uzunlukta da içtik. Gece bitip sabah olduğunda yanımda yatıyordu.
Bütün gece sevişmiş ama tam olamamıştık. Yarıma bile yaklaşamamıştık.
Bana baktığında gördüğüm şey katıksız imdat çağısıydı.


30 oldum ben. O geçen yaz evlendi.
30 oldum ben ve devam ediyorum saymaya.

Hiç yorum yok: